Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı


12.06.2026
 
İslam iktisadı alanının öncü isimlerinden, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi eski öğretim üyesi Prof. Dr. Sabri Orman, vefat yıl dönümünde YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın da katıldığı bir programla İZÜ’de anıldı.
 
2020 yılında İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (İZÜ) İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesindeki görevi esnasında vefat eden Prof. Dr. Sabri Orman için üniversitemizde bir anma programı düzenlendi. İZÜ İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesinin düzenlediği “Prof. Dr. Sabri Orman’ı Anma ve Anlama” başlıklı programa; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, İZÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erhan İçener ve Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş, İZÜ Genel Sekreteri Dr. Fatih Hasdemir, İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Güran Yumuşak ile İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı İsrafil Kuralay, Sabri Orman’ın oğlu THY Satış Başkan Yardımcısı Sedat Orman, Adıyamanlılar Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Ramazan Aksoy, Sabri Orman hocanın öğrenciliğini ve mesai arkadaşlığı yapmış akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
 
YUMUŞAK: “İZÜ İSLAM İKTİSADI BÖLÜMÜ SABRİ HOCANIN MİRASIDIR”
Programın açış konuşmasını gerçekleştiren İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Güran Yumuşak, kendisini henüz 1990 yılında bir üniversite öğrencisiyken tanıdığı Prof. Orman’ı rahmetle andığını belirtti. Dekan Yumuşak, İZÜ İslam İktisadı ve Finansı Bölümünün kurulmasının, Sabri Orman Hoca’nın da aralarında bulunduğu sahanın önemli isimlerinin kararlı çalışmaları sayesinde mümkün olduğunu söyledi. Açılışta söz alan Adıyamanlılar Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Ramazan Aksoy da Sabri Orman’a dair anılarını dinleyicilerle paylaştı.
 
KÜÇÜK: “SABRİ HOCA ESERLERİ VE ÖĞRENCİLERİ ARACILIĞIYLA HİZMET ETMEYE DEVAM EDİYOR”
Her Müslümanın bu dünyadaki en büyük arzusunun geride hayırla yad edilmek olduğunu hatırlatan İZÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük ise Sabri Orman’ın bu arzusuna erişmiş bahtiyar insanlardan olduğunu ifade etti. “Sabri Hoca, yetiştirdiği öğrencileri ve geride bıraktığı kıymetli eserleri aracılığıyla topluma ve ilim dünyasına hizmet etmeyi bugün de sürdürüyor.” diyen Küçük, etkinliğe emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.
 
ÖZVAR: “SABRİ HOCA; NEZAKETİ, TEVAZUU, VAKARI VE ÜSLUBUYLA HER ZAMAN HATIRLANACAK”
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Sabri Orman’ın sadece bir akademisyen değil, ahlaki ve insani özellikleriyle de örnek bir şahsiyet olduğunun altını çizdi. “Bazı insanlar geride yalnızca eser değil, aynı zamanda duruş, üslup, ahlak ve ilim anlayışı bırakırlar. Sabri Orman hocamız işte böyle bir insandı.” diyen Özvar, Sabri Orman denince akla yalnızca kitap, makale ve akademik unvanların gelmemesi gerektiğini, onun ilme adanmış bir ömrü temsil ettiğini dile getirdi. Orman’ın ilmi kişiliğinin şekillenmesinde özellikle Sabahattin Zaim ve Sabri Ülgener hocaların çok büyük etkisi olduğuna dikkat çeken Özvar, Orman’ın akademik hayatı boyunca iktisat, ahlak ve adalet arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmek üzerine yoğunlaştığını ifade etti. Hocanın Türkiye’de İslam iktisadı çalışmalarının bilimsel bir zemine oturmasına çok önemli katkılar sağladığını belirten YÖK Başkanı, Orman’ın Osmanlıca, Arapça, Farsça ve İngilizceye olan güçlü hakimiyeti sayesinde farklı medeniyet havzalarının kaynaklarına doğrudan eriştiğini ve eserlerini son derece zengin bir içerikle hazırladığını kaydetti.
 
TABAKOĞLU: “BİZE GÜZEL TÜRKÇEYLE YAZILMIŞ BİR İSLAM İKTİSADI KÜLLİYATI BRAKTI”
Açış konuşmalarının tamamlanmasının ardından, moderatörlüğünü YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın üstlendiği “İslam İktisadı ve Medeniyet Tasavvuru” başlıklı panele geçildi. Panelin ilk konuşmacısı olan Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu, Sabri Orman ile yollarının 1975 yılında, her ikisinin de İslam iktisadını araştırma peşinde olduğu bir dönemde kesiştiğini anlattı. Aynı okulda beraber öğrenim gördüklerini ve Yüksek İslam Enstitüsü mezunu olduklarını belirten Tabakoğlu, “1980 öncesinde kurşunlar altında ders yaptık. Bugün yapılan bilimsel çalışmalar o günlerde ödenen bedeller sayesinde mümkün oldu.” ifadelerini kullandı. Tabakoğlu, Orman’la meslek hayatlarının başında Marmara Üniversitesinde aynı odayı paylaştıklarını, hayatlarının son döneminde ise Sabahattin Zaim Üniversitesinde ders verirken yeniden oda arkadaşı olduklarını dile getirdi. Sabri Orman’dan öncelikle ahlak, hakkaniyet ve soğukkanlılığı öğrendiklerini vurgulayan Tabakoğlu, tüm İslam iktisadı çalışanlarının işe onun kitaplarını okuyarak başlamasını tavsiye ederek, “Sabri Hoca, bize çok güzel bir Türkçeyle kaleme alınmış muazzam bir İslam iktisadı külliyatı bıraktı.” dedi.
 
KARLIĞA: “SABRİ ORMAN BİR MODELDİR”
Sabri Orman’ın son derece sevecen ve mütevazı bir insan olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bekir Karlığa da, onun Türkiye’nin son 40 yılındaki İslami hareketin dönüşümünde ciddi rolü olduğunu söyledi. Karlığa, İslam iktisadı alanının kapılarını ilk olarak Sabri Ülgener’in açtığını ancak konunun asıl temel kaynaklarına inen ismin Sabri Orman olduğunu dile getirdi. Orman’ın, hocası Ülgener’in başlattığı yeni iktisat felsefesini akademik olarak temellendirmeye çalıştığını söyleyen Karlığa, bu gibi değerli şahsiyetlerin genç nesillere mutlaka birer örnek olarak tanıtılması gerektiğinin altını çizdi.
 
ÇAKIR: “AKADEMİNİN BEYEFENDİSİYDİ”
Sabri Orman’ın hayatındaki “tesadüfler zincirine” değinen Prof. Dr. Coşkun Çakır ise, Sabahattin Zaim Hoca’nın henüz genç bir kaymakam olarak atandığı ilk görev yeri olan Kahta’da, Sabri Orman’ın babasıyla karşılaştığını ve babasına “Bu çocuğun gözleri çakmak çakmak, bunu kesinlikle okut.” dediğini aktardı. Yıllar sonra o çocuğun üniversiteye sıralarına gelerek, artık bir profesör olan o eski kaymakamın öğrencisi ve asistanı olduğunu dile getiren Çakır, bu anlamlı döngünün hocanın vefatından sonra da sürdüğünü belirtti. Çakır, “Sabahattin Zaim ile başlayan akademik hayatı, yine Zaim hocanın adını taşıyan üniversitede son buldu.” dedi. Çakır, hocanın şahsiyetini şu kelimelerle anlattı: “Gerçekten son derece nezih ve vakur bir insandı; hiçbir şekilde sırat-ı müstakimden ayrılmazdı. Alimdi, fazıldı; çok iyi bir eş ve iyi bir babaydı. O tam anlamıyla bir ‘Bey’ ve ‘Efendi’ydi. Biz kendisine hocadan ziyade bu şekilde hitap ederdik; o kelimenin tam anlamıyla akademinin beyefendisiydi.”
 
BULUT: “SABAHATTİN ZAİM HOCANIN TARİF ETTİĞİ ‘GÜZEL İNSAN’ MODELİNİN KARŞILIĞIYDI”
Sabri Hocanın asil, zarif ve son derece nazik bir kişiliğe sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Bulut, “Sabri Hoca, Sabahattin Zaim Hocamızın hayatı boyunca her fırsatta tarif ettiği o ‘güzel insan’ tanımına tam manasıyla karşılık geliyordu; her yönüyle örnek bir insandı.” dedi. Hocanın her zaman vakur bir duruş sergilediğini ifade eden Prof. Bulut, günümüz akademik disiplininde yitirilen ve sıklıkla şikayet edilen birçok zaaf noktası göz önüne alındığında, Sabri Orman’ın örnek alınması gereken öncü bir kişilik olduğunu söyledi.
 
AYSAN: “SABRİ HOCANIN KİTAPLARINI İNGİLİZCEYE ÇEVİRİP DÜNYAYA AÇMALIYIZ”
Sabri Orman’ı önce eserleri vasıtasıyla keşfettiğini ve çok sevdiğini belirten Prof. Dr. A. Faruk Aysan da ABD’de belirli bir süre geçirdikten sonra Türkiye’ye döndüğünde iktisat ekollerini tanımaya çalışırken kendi köklerini aramaya yöneldiğini, bu arayış esnasında Sabri Hocanın derinlikli eserleriyle karşılaştığını ifade etti. Sabri Orman’ın sadece Türkiye ölçeğinde değil, tüm dünyada İslam iktisat düşüncesinin en önemli ve ağırlıklı isimlerinden biri olduğunu vurgulayan Aysan, bu alana en fazla emek veren isimlerin Türkiye’de yetiştiğini fakat bu değerlerin yeterince tanınmadığını dile getirdi. Sabri Orman ile Merkez Bankası Banka Meclisi üyeliğine aynı gün atandıklarını ve orada 6 yıl boyunca birlikte çalıştıklarını hatırlatan Prof. Aysan, hocanın çalışma tarzını şu sözlerle aktardı: “Toplantılarda çok konuşmazdı; ancak çok kritik ve kördüğüm olmuş konularda büyük bir adalet duygusuyla devreye girer, kendisini dikkatle dinletir ve herkesi ikna ederdi.”
 
SEDAT ORMAN: “BU ETKİNLİKLER ANISINI TAZE TUTMAK ADINA ÇOK KIYMETLİ”
Anma programının sonunda aile adına söz alan merhum hocanın oğlu THY Satış Başkan Yardımcısı Sedat Orman, babasının aziz hatırasını yaşatmanın önemine değindi. Babasının ilmi kişiliğinin ve insani duruşunun gelecek nesillere aktarılmasının önemini vurgulayan Orman, “Anısını taze tutmak, şahsiyetini ve eserlerini yeni nesillere aktarmak amacıyla yapılan bu gibi etkinlikler büyük bir önem taşıyor.” diyerek teşekkürlerini iletti.


  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı
  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı
  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı
  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı
  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı
  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı
  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı
  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı
  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı
  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı
  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı
  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı
  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı
  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı
  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı
  • Prof. Dr. Sabri Orman İZÜ’de Anıldı