İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün destekleriyle, "Eğitimde Disiplinlerarası Farkındalık ve İyi Oluş" temasıyla düzenlenen “Sanat Terapisi Çalıştayı”, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (İZÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Etkinlikte, sanatın iyileştirici ve merak uyandırıcı gücüyle insanı her açıdan ele alan bir eğitim serüveni paylaşıldı. Programda konuşan psikolog ve psikodrama psikoterapisti Elmira İskenderova, 2020 yılında başlattıkları sanat terapisi çalışmaları kapsamında yüzlerce öğretmene ve katılımcıya ulaştıklarını belirterek, öğretmenliğin sadece müfredatla sınırlı kalmaması, eğitim ve öğretimin bizzat uygulanarak yaşatılması gerektiğini vurguladı. İskenderova, sanat terapisinin amacının bir işi kusursuz yapmak değil, çocuklara zevkle dokunabilmek ve bu yöntemi eğitim yoluyla yaygınlaştırmak olduğunun altını çizdi. Çalıştaya katılan farklı branşlardan öğretmenler ise sanat terapisinin hem kendilerine şifa olduğunu hem de öğrencilerinin dünyasında olumlu dönüşümler sağladığını belirterek tecrübelerini paylaştı. Sanatla terapinin okul öncesinden itibaren tüm kademelerdeki çocuklarda, lösemi hastası öğrencilerin rehabilitasyonunda, sınıf içinde iletişim kurmakta zorlanan ya da davranış bozukluğu yaşayan çocukların kendilerini ifade etmelerinde son derece etkili olduğunu aktaran öğretmenler, geleneksel rehberlik kalıplarının dışına çıkan bu yöntemin özel eğitim alanında ve travma sonrası süreçlerde güçlü bir iyileştirici bağ kurduğunu ifade etti.