"İnsan ve İktisat" Söyleşi Serileri Başladı


Uluslararası İslam Ekonomisi ve Finans Uygulama ve Araştırma Merkezi (İSEFAM), "İnsan ve İktisat" söyleşi serilerinin ilkini gerçekleştirdi.

Periyodik olarak alanında saygın akademisyen ve uzmanların sunum ve değerlendirmelerini, akademik camianın ve ilgililerin istifadesine sunmak üzere başlatılan "İnsan ve İktisat" Söyleşi Serilerinin koordinatörlüğünü İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Dinç yürütüyor.

İktisadi paradigma değişiminin yönünü oluşturmak üzere, İslam ekonomisi odaklı teorik gelişimin tartışıldığı, etkisi en yaygın uluslararası düşünce forumunu oluşturmak üzere başlayan söyleşi serilerinde konuşmacıya tek bir soru yöneltiliyor; “İnsanlara aktarmak istediğiniz en değerli teoriniz nedir?”

Uluslararası ölçekte araştırmacı ve uygulayıcılar için iktisadi dönüşümün temel referans noktasını oluşturmak, araştırmacıların ilmi çevresini genişletmek ve yeni fikirlerin gelişmesine öncülük etmek, toplumda ve medyada İslam iktisadı ve Finansı ile ilgili farkındalık oluşturmak serinin temel motivasyonlarını oluşturuyor.

İlk Konuk: Prof. Dr. Monzer Kahf

Bu kapsamda "İnsan ve İktisat" Söyleşi Serilerinin ilki 3 Ocak 2019 tarihinde İSEFAM Konferans Salonunda Prof. Dr. Monzer Kahf’ın “Sukuk ve Türkiye Ekonomisinde Uygulanabilirliği” konu başlığı ile gerçekleştirildi.

Prof. Kahf, söyleşide Sukuk konusuna ilmi açıklık getirerek dünyadaki Sukuk uygulamalarına değindi. Sukuk ile diğer finansal araçlara önemli bir alternatif olarak sunulabileceği dile getirerek, bu yöntemle Türkiye’de mega projeler olarak bilinen projeler için yurtiçine fon akışı sağlanabileceğini vurguladı.

Ayrıca İslami finans için likidite yönetimi açısından Sukuk’un önemi üzerinde duruldu. Bunun yanında zorunlu karşılıkların atıl fonlar olarak kalması yerine Hazine’nin kira sertifikası ihraçlarının zorunlu karşılık olarak tutulabilmesinin önemine işaret edildi.

Söyleşinin kapanış konuşmasında söz alan İSEFAM Müdürü Prof. Dr. Arif Ersoy konuşmasında kısaca, İslam Ekonomi Sisteminin insan merkezli bir ekonomik sisteme dayalı olduğunu dolayısı ile kapitalizmden ve sosyalizmden farklı olduğunu dile getirdi. Bu temel farklılıkların nedenselliklerini ve sonuçlarını tartışmak için İnsan ve İktisat Söyleşi Platformunun alacağı role değinerek doğudan batıya, kuzeyden güneye herkese ve her kesime açık bir platform olduğunun altını çizerek ilmi birikimlerini ve tecrübelerini paylaşmak üzere akademisyen ve uzmanların bu platformu kullanmamaları için hiçbir nedenlerinin olmadığını ifade ettiler.  

Seçkin katılımcıların soru ve katkılarının ardından katılımcılarla hatıra fotoğrafından sonra program sona erdi.