Tiyatro Sanatçısı Ulvi Alacakaptan İZÜ’ye Konuk Oldu


İZÜ Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümünün düzenlediği “Asil Geçmişten Aydın Geleceğe: Tiyatro, Sinema ve Eğitim” konulu etkinliğin konuğu tiyatro sanatçısı Ulvi Alacakaptan oldu. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, sanat dünyasında yaşanan olaylar tartışıldı.

Tiyatronun hayatında çok önemli bir yeri olduğuna değinen Ulvi Alacakaptan mesleğine başladığı ilk günlerle ilgili olarak “Eskiden beri bildiğim bir yazar büyüğüme gittim sordum. 'İslami tiyatro olur mu?' diye sordum 'Olmaz ama Müslümanların yaptığı tiyatro olur' dedi. Cevabımı alıp çıktım. Sonra kısmet oldu bir sürü oyun yaptık, Anadolu’yu dolaştık. Seyircimiz yüzbinleri buldu. Bugünlere kadar geldik” dedi.

Ulvi Alacakaptan, televizyon programlarının bilgilendirici nitelikte olamayacağını belirterek “Türkiye televizyon izleme konusunda dünya ikincisi. Bazı kategorilerde de birinci. Neden? Çünkü insanlar bedava zannediyor. Ama aslında bedava değil. Oradaki reklamlara dolaylı yoldan ödeme yapılıyor. Genelde eğlence endüstrisinin tek bir amacı vardır. İnsana ölümü unutturmak. İçinde 15 20 kişinin bile öldüğü korku filmleri size ölümü unutturur. İnsanlara sahte korkular veriyorlar. Televizyonun iyisi güzeli doğrusu olmaz. Televizyon bilgilendirmez eğlendirir. Haber vermez haberdar eder. Bilgi vermez şartlandırır” diye konuştu.

Öğrencilerden televizyon dizileri ile ilgili gelen bir soru üzerine usta oyuncu şöyle konuştu:

“Televizyonda özdeşleştirme denen bir mekanizma vardır. Özellikle kalabalık dizilerin daha fazla izlendiğini görebilirsiniz. Çünkü bu dizilerde her yaştan insan kendinin özdeşleşebileceği bir karakter seçer ve onunla empati kurar. Bir süre sonra o diziyi onun şahsında izlemeye başlar. Dizilerin bu kadar izlenmesindeki en büyük etken budur”

Eleştirinin tüm sanat dalları için önemli bir unsur olduğunu ancak ülkemizde yanlış algılandığını söyleyen usta oyuncu “Eleştiri Türkiye’de en yanlış anlaşılan kavramlardan biridir. Eleştiri yermek değildir, bir tavsiyedir. Bilmediğin konuda eleştiri yapamazsın. Örneğin sen sinemacı veya tiyatrocu değilsen, benim sahip olduğun birikimden fazlasına sahip değilsen eleştiremezsin. Çünkü sadece kötü yaptın demekle eleştiri olmaz. Nasıl iyi yaparım konusunda da fikrin olmalı. Bu sanırım bir demokrasi hastalığı” dedi.



ISO_9952 ISO_9944 ISO_9933 ISO_9984