Genç İş Liderleri İZÜ’de Buluştu


İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Bussines Society Kulübünün koordinasyonu ile düzenlenen “İZÜ Genç İş Liderleri Zirvesi” 25 Nisan Salı günü İSEFAM Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Zirveye konuşmacı olarak ‘Marka Yönetimi’, ‘Reklamın Dili’ ve nöropolitik konusunda dünyada yazılmış ilk kitap olan ‘Ben Bilmem Beynim Bilir’ kitaplarının yazarı Uğur Batı, LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, FAKİR Elektrikli Ev Aletleri AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Zeki Saruhan, Türk Hava Yolları Operasyon Çözümleri Başkan Yardımcısı Zafer Babür, YUBAI Marka Danışmanı Yunus Baran, BOYNER Planlama Yöneticisi Serap Gür ve Buy Buddy girişiminin CEO'su Ersel Gökmen katıldı.

“İnsanların İnançları Doğru Cümlelerle Güçlü Translar Yaratabilme Kapasitesine Sahiptir”

Zirvenin ilk konuğu olan Uğur Batı, konuşmasına eğitim hayatındaki zorluklardan bahsederek başladı. Eğitim hayatının ortaöğretim kısmında başarısız olduğunu fakat aldığı bir ‘Karar’ ile Türkiye 66’sı olarak Boğaziçi Üniversitesini kazandığını belirten Batı,  “Ortaöğretim başarı puanım gerçekten kötüydü. Ortaöğretim başarı sıralaması ile üniversite sınavını kazanmam bile çok zor iken, Boğaziçi Üniversitesi'ni kazandım. Baktığınızda bir yıl önceki Uğur ile bir yıl sonraki Uğur arasında fark yok, potansiyelime de bir şey eklemiş değilim. Burada tek etmen ‘karar vermek’ idi. O yüzden sunumumun ismini de 'karar bilimi' koydum” dedi.

"Neden âşık oluruz? Neden ihanet ederiz? Rüşvetin nöropsikolojisi, herkesin bir fiyatı var mıdır? Akıllı insanlar neden aptalca hatalar yaparlar? Neden yalan söyleriz?" gibi bütün soruların konferansın bir çıktısı olarak ortaya koyulmuş olduğunu söyleyen Batı, karar vermenin insan hayatındaki ehemmiyetinin öneminden de bahsetti.

Beynin İnsan bünyesindeki olağanüstü gücünden bahseden Batı “Güçlü cümleler, metaforlar, hikâye ve imgelemler kullanarak insanların bilinçaltlarını tetikleyerek çabuk ve tanımlı bir zihinsel tasarım yaratabiliriz. Unutmayın, insanların inançları doğru frekans ve doğru cümlelerle o kadar güçlü translar yaratabilme kapasitesine sahiptir ki,  bunlara inanan beynin doğru veya yanlışa hiç bakmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz” dedi.

“İyi Giyinmek Herkesin Hakkı”

İkinci oturumun konuğu olan LCW Yönetim Kurulu Başkanı olan Vahap Küçük konuşmasına LCW’nin hangi aşamalardan geçerek Türkiye’nin en önemli moda perakendecilerinin başında geldiği hikayesi ile başladı. Markanın mottosu olan “İyi giyinmek herkesin hakkı” felsefesini benimsediklerini belirten Küçük, “LC Waikiki olarak, üretim altyapısı ve yeteneği güçlü olan bir gruptan geliyoruz. “İyi giyinmek herkesin hakkı” felsefesiyle yola çıkarak, uygun fiyata kalite ve moda sunuyoruz. Bunun için insan kaynağına ciddi yatırım yapıyoruz. İnsan kaynağı kadar, teknolojiye de önemli yatırımlar yaptık. Öncelikle, Türkiye’deki müşteri profilini iyi analiz ederek, geniş kitlelerin giyim tarzına uygun farklı koleksiyonlar oluşturduk. Yurt dışına açılırken ilk önce yakın coğrafyaları pazar olarak hedefledik ve tüm altyapımızı buna göre oluşturduk” dedi.

Çalışanların ve tüketicilerin sadakatinin çok önemli olduğunu belirten Küçük, “Tüketicilerine ve çalışanlarına her fırsatta teşekkür eden bir marka olarak, aramızdaki ilişkileri daha da güçlendirmeyi ve daima dinamik ve verimli kılmayı amaçlıyoruz. Yurt dışında da bu misyon doğrultusunda hareket ediyoruz. 2009 yılında ilk adımını Romanya’da atarak başladığımız yurt dışı yatırımlarımızı aynı heyecanla devam ettirdiğimizi içtenlikle söyleyebilirim. Aldığımız geri dönüşler bu yolda ne kadar emin adımlarla ilerlediğimizin birer göstergesi. Yurt dışında 120 olan mağaza sayımızı 2015 yılında 200’e çıkarmayı hedefliyoruz. İletişim ve pazarlama çalışmaları ile birlikte müşterilerimize verdiğimiz değer, bizi faaliyet gösterdiğimiz 20'den fazla ülkede de Türkiye’deki gibi en sevilen markalar arasına taşıyor. Küresel düşünüp yerel hareket ederek, o ülkedeki müşterilerimizin tarzına uygun ürünleri sunmaya çalışıyoruz” dedi.

Öğrencilere girişimcilik ve şirketleşme alanında tavsiyelerde bulunan Küçük, “Güven ve adalet şirketin en büyük sermayesidir. Bunlar olmadan büyüme de olmaz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

“Bugünkü Gerçeklerle Geçmiş Yıllardaki Gerçekler Çok Farklı”

İZÜ Genç İş Liderleri Zirvesi’nde konuklarından bir diğeri Ali Zeki Saruhan, katılımcılara girişimcilik hikâyesini anlattı ve girişimcilik hakkında önemli bilgiler paylaştı. Dönemlerin şartlarının girişimcilik üzerindeki büyük etkisinden bahseden Saruhan, “Biz tecrübelerimiz sizlerle paylaşıyoruz ve size aktarımlarımızı daha somut bir delil ortaya koyuyoruz. Eskiden İnternet yoktu bilgiye böyle kolay ulaşılmıyordu. Bunların yanı sıra girişimcilik ve ticarette zor işlerdi. Periskop üzerinde yolculuğa hazırlanarak pasaport üzerinde bir tane makine süpürgesi alıp getirebiliyordunuz. Dünü de görmüş biri olarak bu güne baktığımda görüyorum ki Türkiye’de yada dünyada herhangi bir şey çıktığında elektronik yada başka bir tüketim malzemesi ilk marketlere geliyor. Pazar bu konuda çok seri hale geldi, bugün ki gerçeklerle o yıllardaki gerçekler çok farklı” dedi.

Konuşmasına markanın gelişimi üzerinden devam eden Saruhan, “1990’lı yıllarda ciddi bir büyüme yaşadık ve zenginleştik. Bir süre sonra bu zenginliğimizi daha da geliştirmek istedik fakat 1994 yılında ciddi bir enflasyon oldu ve ciddi bir kriz yaşandı. Bu kriz sonrasında doğru manevra ile Almanlar ile işbirliği içinde Türkiye’de bir fabrika açtık. 1 milyon adetlik ürünü Türkiye’de üretmeye başladık ve Türkiye’de bunu üreterek ürünlerimiz %35 daha ucuz üretildi. En önemli ciddi rakibimiz bizden %35 daha az alınca o da Türkiye’ye getirerek gelir planlarını düşürmeye çalıştı. Bu yaşadığımız tecrübeler ile bu günlere geldik” diyerek gençler ile deneyimlerini paylaştı.

İZÜ Genç İş Liderleri Zirvesi davetlilerinden THY Operasyon Çözümleri Başkan Yrd. Zafer Babür “Ben size iş geliştirmekten, para kazanmaktan ve kar yapmaktan bahsedeceğim” diyerek öğrencilerin dikkatini çeken bir girişin ardından  ‘Farklı Olmak’ başlıklı sunumuyla İZÜ’nün Genç İş Liderlerine seslendi.

“Biraz İletişim Bilgisi, Biraz İnsan İlişkisi ve Bol Miktarda Farkındalık”

“İZÜ Genç İş Liderleri Zirvesi Programı” ikinci yarısı YUBAI Marka Danışmanı Yunus Baranın konuşmalarıyla başladı. Baran konuşmasına “Arkadaşlar fark edilmek istemiyorsanız hakkınızda söylenecek sözler kurun ya da kurdurun, fark edilmek istemiyorsanız hakkınızda güzel cümleler kurdurmaya gayret edin. Fark edilmek istemiyorsanız hakkınızda güzel cümleler kurmayı sağlayacak verimler verin” diyerek başladı.

Marka bağımlılığından bahseden ve böyle insanlara sık sık rastladığımız belirten Baran, “ Bu markalardan ya da vazgeçilmez tercihlerde bulunmamızı sağlayan şey aslıdan soyut duygulardır. Mesela havayolları sizi bir yerden bir yere ulaştırır fakat bu arkadaşlar uçuş sırasında neden uçuştan önce neden size ikramda bulunuyor, uçuş sırasında uçmanızı kolaylaştıracak faktörler söylüyor vs. konusu marka olmak içi yapılan şeyler” dedi.

Baran, “Potansiyel o kadar önemli bir şey ki, potansiyelinin farkında olan kişilerin inanç kabiliyetleri birçok kişiden fazladır.  Sorsanız duyguları, bağları, inançları daha derindir. Bunun sebebi ise potansiyeli vardır onunla ilgi farkındalık faaliyetindedir.  Farkındalığınızı fark ettikten sonra kendinizin odak noktanıza dönmeniz gerekiyor çünkü potansiyeli olan kişiler yarın öbür gün sizin rahat bir işe girmenizi, bir proje gerçekleştirmenizi, ekstra bir faaliyette bulunmanızı sağlayacaktır” diyerek öğrencilere potansiyelin ilerideki hayatlarında ne derece önemli olduğundan ve farkındalığa etkisinden bahsetti.

Baran “Tavsiyelerle yürütülen bu dünya da nasıl oluyor da bu kadar aktif oluyor ve nasıl oluyor da kendimizi geriye çekme duyusunu hissediyoruz. Biraz fonksiyonunuz düşüyor, biraz daha özgüveniniz düşüyor. İkisi de ters orantı bu ters orantıyı iyi bir meşaleye çevirecek girişimciler yapmanız gerekiyor. Biraz iletişim bilgisi, biraz insan ilişkisi ve bol miktarda farkındalık” diyerek sözlerini sonlandırdı.

BOYNER Planlama Yöneticisi Serap Gür programa “Serap Gür Farklı Olmak için Ne Yapar?” sunumu ile katkı sağladı. Gür konuşmasına “Merak hayatımın hep bir yerinde olmuştu. Sanki dünyaya merak edip araştırıp öğrenmiş ve bunu uygulamak aynı zamanda etrafımdakilere aktarmak için gelmiş gibiyim” diyerek başladı ve LCW, YATAŞ ve BOYNER gibi mağazalarda ürün planlama süreçlerini, satış operasyon kısımlarını anlattı. Genç yaşına rağmen bu kadar çok firmada opsiyonel konumlar almasını ve yükselmesini hayatının odak noktası olan merağa ve sürekli öğrenme isteğine borçlu olduğunu söyledi.

“Mağazalarda Kasaya Gitmeden Alışveriş Yaptıran Teknoloji”

Zirvenin son konuşmacısı Buy Buddy’nin Kurucu Ortağı Ersel Gökmen oldu.  Gökmen insanların hayatları boyunca daima bir kalabalığa dâhil olduklarını belirtti ve şu sözleri söyledi: “Sanıyorum ki burada birçok kişi üniversite öğrencisi. Hepimiz üniversiteden mezun olduğumuzda bir ‘Kalabalık’ haline geliyoruz. Ne yapmak istediğini bilmeyen bir grup genç, önümüzde aslında birkaç tane alternatif ile karar vermeye çalışıyoruz. Benim alternatifimden bir tanesi ya mastır devam etmekti ya da bir şirkete girip çalışmaktı ya da askere gitmekti. Ben bir şirkete girmeyi tercih ettim ve aslında kararımı o şekilde aldım ve bu sefer bu öğrenci kalabalığının içerisinden sıyrılıp beyaz yakalı kalabalığın içerisine girmeye başladım. Ve herkes gibi aylıklı işte çalışan, para kazanan insanlar gibi hayatımı değiştirmeye başladım”.

Gökmen “Yolculuğum aslında kendimi fark etmekten çok kendi içimde bulunduğum kalabalığı fark etmekle başladı.  Ben dedim ki evet bir kalabalığın içindeyim. Bu kalabalık üniversite ile başladı sonrasında işe girme kalabalığı ve nihayet iş ile devam kalabalık. Ben bu kalabalığın içinde olmak istemediğime karar verdim ve bu kalabalığın içinden ayrılma vaktim gelmişti. Buda ‘Mağazalarda Kasaya Gitmeden Alışveriş Yaptıran Teknoloji’yi geliştirerek yani Buy Buddy ile oldu.

Gökmen konuşmasını “Biz hep farklı kalabalıklara girmeye çalıştık. Yatırımcılar için, müşteriler için, hiçbir zaman benim için fark edilen olmadı. Umuyorum ki sizler içinde olası olacak çünkü etrafta çok fazla insan var, çok fazla kalabalık var.  Hiç kimse gelip de ya sen çok iyiymişsin diyip sizi fark etmeyecek, siz bu kapıları aşındırmalısınız” diyerek sonlandırdı.

Oturumlar konuklara ödül takdimi ile sona erdi.