Savaş Barkçin: “Abdülhamid’de Kopan Film Davos’da Bağlandı”


İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Hür Medeniyet Kulübü’nün konuğu olan Başbakan Başdanışmanı Dr. Savaş Şafak Barkçin ile “Türkiye ve Dünya” başlıklı söyleşi gerçekleştirildi.

Nisan ayı etkinlikleri kapsamında İZÜ Mehmet Akif Fuaye Salonunda gerçekleşen söyleşiye kendi hayat hikâyesiyle başlayan Barkçin, ilerleyen bölümlerde ise karşılaştırmalı bir kültür okuması yaptı. Rusya, İngiltere, Fransa gibi çeşitli ülkelerin geleneklerinden asla vazgeçmediklerinin altını çizen Barkçin, konuşmasına “İngiltere’de kraliçe her sene parlamentoyu 400 yıllık kıyafet ve peruklarla açar. Hâkimler eskiden beri süre gelen peruklarla mahkemeye katılırlar. Bütün bunlar geleneklerinden kopmamak içindir, onlara karşı duydukları bağlılıktandır” diye devam etti. Ülkemizde ise aksi bir durumun söz konusu olduğuna değindi.

“İstanbul tarihi bir şehir değil, tarihi eserlerin olduğu bir şehirdir”

Türkiye’nin geçmişine düşman bir yapıya büründüğünü ifade eden Dr. Savaş Barkçin “Kendi müziğine, harflerine, şehrine düşman bir toplumu kim dikkate alır?” sorusuna ise “Kendine düşman bir toplumu yıkmak çok kolaydır. Kendi kavramlarını, düşünce yapını atarsan güçsüzleşirsin. Sen zayıflarsan herkes seni yıkar. Sen güçlü olacaksın, yıkılmayacaksın” cevabını verdi.

Söyleşiye, kavramlar üzerine düşüncelerini ifade ederek devam eden Barkçin “Kullandığımız dünya haritası, saat dilimleri İngilizlerde… Komşularımızı bile “Osmanlı bakiyesi” diye değil “Ortadoğu” olarak adlandırıyoruz. Bu kavram da İngilizlerden. Kendi topraklarını, kendi kavramlarınla adlandırmıyorsan artık orası senin değildir.” dedi.

“200 yıldır komadayız”

Şuan İslam âleminin içinde bulunduğu durumu komadaki hastaya benzeten Dr. Savaş Barkçin “İslam dünyası ve biz 200 yıldır komadayız. Organlar işliyor ama bilincimiz kapalı. Son 15 yıldır bunu aşmaya çalışıyoruz.” dedi. Abdülhamid Han devrinde kopan filmin Davos’da bağlandığını dile getiren Barkçin, “Türkiye, çınarının etrafına beton dökmüştür. Şimdi o betonlar çatladı. Türkiye sadece Türkiye değildir. İslam âlemidir.” dedi.

Konuşmalarının sonunda dilin, kavramların öneminin tekrar altını çizen konuğumuz yaptığımız işte de en iyisi olmak zorunda olduğumuzu dile getirdi.

Söyleşi soru-cevap kısmının ardından hediye takdimiyle son buldu.