"Çanakkale Ruhunu Yaşıyoruz"


İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi tarafından düzenlenen “Çanakkale Ruhunu Yaşıyoruz” başlıklı program İZÜ Halkalı Kampüsünün iç bahçesinde bahçesinde gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında İZÜ ve İBB işbirliği ile hazırlanan ‘Çanakkale Savaşı Müzesi’ ise öğrenciler ve misafirler tarafından büyük ilgi gördü.

 

Kur’an tilaveti ile başlayan etkinlik, ‘Yüzyıllık Destan Çanakkale" video gösterimi ile devam etti. Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Arif Ersoy, “Bugün istiklal savaşımızın öncüleri olan, bağımsızlık ve zaferin rehberleri Çanakkale şehitlerini minnetle rahmetle yâd ediyoruz. Allah onlara rahmet etsin. Bildiğiniz gibi dünya tarihi haklıyı güçlü kılmak ile haksızı güçlü kılma arasında mücadele tabidir. Yeryüzünde bazı medeniyetler haklı olanı güçlü kılmak için haksızlara karşı savaşmışlardır. Onlar yeryüzünde adaleti ve barışı temin etmek için çalışmışlardır… Onların rehberleri ve önderleri peygamberledir. İşte Çanakkale’de emperyalist güçlere karşı savaşan ve şehit düşen askerler haktan yana zulme karşı cihat eden askerlerdir. Onlar kendi ülkelerini kendi yurtlarını müstevilere ve sömürgelere karşı sömürgecilere karşı korumak için ordaydı” dedi.

Prof. Dr. Ersoy, dış güçlerin baskı ve dayatmalarını yaygınlaştırmak için sürekli dünyada fesat çıkardığını söyleyerek konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Dünyayı sömürge bölgelerine ayırmışlardı. Asya’yı, Afrika’yı, Amerika’yı köleleştirmişlerdi. Yeryüzünde hak ve adaletin önderliğini yapan Osmanlı yönetimini dize getirmek için oradaydılar. Mazlumların başkenti olan İstanbul’u işgal etmek için geldiler, mağrurdular güçlerine güveniyorlardı. Onun için çağın en muazzam silahlarına sahiplendi. İşte bu yüzden haktan yana olan yeryüzünde hak ve adaleti sağlamak için gayret gösteren kendi yurtlarını savunan Mehmetçiklerdi ve zalimleri dize getirdi, gemilerini batırdı. Bu zafer sadece bizim zaferimiz değil, bu zafer bütün mazlum milletlerin haksızlığa karşı direnenlerin zaferidir”.

Program Prof. Dr. Arif Ersoy'un konuşmasının ardından, öğrenci kulüplerinin türkü ve şiir dinletileri ile devam etti.