Orhan Gencebay İZÜ’lü Gençlerle Buluştu


İZÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Ateş’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Sanat ve Sanatçı Hakları” konferansına, devlet sanatçısı Orhan Gencebay katıldı. Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut’un açılış konuşmasıyla başlayan programa İZÜ öğrencileri yoğun ilgi gösterdi.

Moderatör Mustafa Ateş, programa Orhan Gencebay’ın hayatından kesitler anlatarak devam etti. Ateş ‘Orhan Baba’nın’ hayatı ile ilgili şunları kaydetti: “1944 yılında Samsun’da dünyaya gelen Orhan Gencebay Müziğe 6 yaşında iken, Rus konservatuvarı mezunu ve aslen Kırım göçmeni eski bir opera sanatçısı olan klasik batı müzisyeni Emin Tarakçı'dan keman ve mandolin dersleri alarak başladı. 7 yaşında bağlama ve Türk Halk Müziği dersleri almaya başladı. 10 yaşında ilk beste çalışması olan “Kara Kaşlı Esmerdi, Kim Bilir Kimi Sevdi” isimli eseri yaptı. 13 yaşında Türk Sanat Müziği ve tambur eğitimi almaya başladı. Kendi açtığı müzik dershanelerinde öğretmenlik yaptı. Çocukluk yıllarında en çok etkilendiği kişi zamanının bağlama üstadı Bayram Aracı’ydı. Gencebay'a o yıllarda bu nedenle küçük Bayram diyorlardı. İlk profesyonel bestesi “Ruhumda Titreyen Sonsuz Bir Alevsin”i 14 yaşında yapan Orhan Gencebay, 16 yaşından itibaren caz ve rock müziği ile ilgilenmeye başladı. 1964 yılında TRT Ankara Radyosu sınavına girdi ve yüksek başarıyla kazandı. TRT İstanbul Radyosu’nda 10 ay bağlama sanatçılığı yaptı. Kurumun müzikal anlayışının ilerlemeye elverişli ve özgür olmadığı gerekçesiyle 1967 yılında kendi isteği ile ayrıldı. Orhan Gencebay, bugüne kadar 35 (31 sinema, 4 televizyon) filminde başrol oynadı, 90'a yakın filmde müzik direktörlüğü yaptı. 1000’den fazla bestesi bulunan Orhan Gencebay, bunların 300’e yakınını kendisi seslendirdi. Orhan Gencebay’ın yaptığı çalışmalara TRT denetleme kurulunca arabesk dendiyse de, Orhan Gencebay bu değerlendirmeyi “yanlıştır ve eksiktir” diyerek kabul etmedi. Yasal olarak 67 milyon civarı plak ve kaset tirajı olan Orhan Gencebay’ın, korsan üretimlerin yasal üretimlerden 2 kat fazla olduğu düşünülürse, yasal olmayan üretimlerle birlikte 200 milyon civarı tirajı olduğu tahmin ediliyor.”

 20’li yaşlarda plakçılardan Orhan Gencebay’ın parçalarını doldurtup dinlediklerini belirten Mustafa Ateş ”Bu program vesilesiyle de Orhan Baba’dan helallik istiyorum” dedi. “Önemli olan telif hakkının bilincine varmaktır” diyen Gencebay hakkını helal ettiğini söyledi.

Sanat ve sanatçı haklarının öneminden bahseden Gencebay “Sanat var olanın resmini çeker, sanat bir aynadır. Kişileri dinlendirir, ulvi duygular verir, yaşama ayrı bir değer katar. Sanat yalnız eğlence değildir. Bir insan, hobisini meslek edinmişse mutlu azınlıklardan biridir. Ben mutlu azınlıklardan biriyim. Müzik bana olağanüstü bir değer olarak geliyor. 14 yaşımda bu sözleri yazmıştım; Ruhumda titreyen sonsuz bir alevsin/Adımı zikreyle bu alev sönmesin/Ruhun ayrılsa bile o pak teninden/Dilerim adımı anmadan hakka eremeyesin.” dedi. Gencebay sözlerine şöyle devam etti “Şimdi yeni bir albüm hazırlıyorum. Son zamanlarda şiddetle ihtiyacımız olan vatan sevgimizle ilgili ‘Canım Türkiye’m’ bestemi yakında bitireceğim. Ben aynı zamanda tasavvufla da ilgileniyorum. Yaratana teslim olan biri olduğum için birçok bestemde bunu vurgulamışımdır. Aşkın zirvesine varmak istersen/ Bedensiz sevgiyi kavraman lazım/ O eşsiz duyguyla yanmak istersen/ Bir kıvılcım yeter inanman lazım/ Asıl adım insan, sanma her şeyim/ En zordan daha zor, kıldan inceyim/ Gencebay dedi ki hiçten zerreyim/  Hakk’a aşksız varılmaz Hakk’a aşk lazım/ Yolumuz hak yoludur bize Hakk lazım.”

Bu dizeleri büyük alkış alan Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği Başkanı Gencebay siyasete girmediğini belirterek başkanlık ile ilgili bir anısını İZÜ’lü öğrencilerle paylaştı: “Bir ortamda referandum ile ilgili sohbet ediliyordu. Onları dinledikten sonra ‘Bana göre en büyük başkan aşktır’ dedim. ‘Nasıl olur bu’ denince, “İnsan birisini severse ondan hiçbir şeyi esirgemez, insan sevdiği kişiye teslim olur. İnanan inandığına teslim olur, bu aşktır, bundan büyük başkanlık mı olur? Bir hadis-i şerif var ‘Üç kişi bir arada olunca biri başkan olsun.’ İnsanlar bir araya gelince bir karar vermeleri lazım, insanlar arasında dirlik ve birlik olması için aralarında karar birliği olmalıdır. Bir başka başkanlığı da iki Karadenizliden dinleyelim. İki Karadenizli köylerinin yakınlarında ava çıkmışlar ve bir hayvan görmüşler. Biri diğerine demiş ki ‘bu nedir’, diğeri ‘Ben de tanıyamıyorum, bu nasıl hayvandır’ demiş. ‘Bunu bilse bilse paşa başkan bilir’ demiş birisi. Diğeri ‘Ula o nerden bilecek’ deyince ‘Ula bilmez ama onun dediği dediktir’ demiş.”

Sözü devralan Mustafa Ateş şöyle devam etti “Biz önümüzdeki günlerde telif hakkıyla ilgili yasamızı bekliyoruz. Eser sahiplerinin haklarını güçlendiren bir hak rejimi inşa edilmeye çalışılıyor. Bu biraz da uygulamada gerçekleşecek. Orhan Abi’yi buraya davet etmemizin bir sebebi de gençler arasında telif hakları bilincinin oluşmasıdır. Bunu yaygınlaştırdığımız ölçüde telif hakları noktasında başarılı oluruz. Bir insanın cebinden parasını çalmakla bir sanatçının meydana getirmiş olduğu bir eseri çoğaltma suretiyle almak arasında bir fark yoktur. İkisi de kul hakkıdır. Bu eserleri hayata getirenlerin de geçim kaynakları budur. Yeni yasa tasarısında bu hakları daha etkin bir şekilde koruyacak mekanizmaları ön görüyoruz. Adalet her şeyi yerli yerine koymaktır. Sanatla adalet arasında böyle bir ilişki vardır. Büyük devlet adamlarından birisi ‘Sanat güzelliğin ifadesidir’ diyor. Sanat özünde güzelliği ifade eden bir kavramdır.”

Program öğrencilerden gelen sorulara cevaplarla devam etti. Program sonunda Gencebay bağlamasını eline aldı ve İZÜ’lü öğrencilere unutamayacakları bir müzik ziyafeti yaşattı. İZÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut’un hediye takdimleri ile program sona erdi.