Geçmişten Günümüze Soykırımlar ve Hocalı Katliamı" Sempozyumu


İZÜ Genç Gönüllüler Kulübü, 24 Şubat 2015 Salı günü "Geçmişten Günümüze Soykırımlar ve Hocalı Katliamı" Sempozyumu düzenledi. İZÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut’un açılış konuşmasını yaptığı sempozyumun konuşmacıları; Azerbaycan Milletvekili Melahat İbrahimkızı, İZÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Arı, Türk Dilli Ülkelerle Dostluk ve İşbirliği Derneği Başkanı Eldeniz Salmanov, Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Derneği Başkanı Musa Serdar Çelebi, ve Hakkari Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ramin Sadıkov oldu.

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Bulut, 26 Şubat 1992 yılında yaşanan Hocalı Katliamı’nın bütün dünyanın gözleri önünde yaşandığına dikkat çekti. Türklerin son 500 yıldır Avrupa’da İslam’ın temsilcisi olarak görüldüğünü ifade eden Rektörümüz, “Hocalı’daki katliamlar, Bosna’da yaşananlar, tüm bu elim olaylar İslam medeniyeti mensubu olduğumuz için başımıza geliyor. Savaşın da bir ahlakı olmalı. Bizim medeniyetimizde çocuklara, kadınlara, yaşlılara dokunmama emri var. Bunun örneklerini İslam’ın en büyük temsilcisi Osmanlı Devletinde gördük” dedi. Dünyanın yeni bir medeniyet tasavvuruna ihtiyaç duyduğunu söyleyen Rektörümüz, “Batının dünyaya hediye ettiği medeniyet anlayışında, insan haklarından bahsedilen çağda bu katliamlar yaşandı. Ruhunu kaybetmiş bir çağda yaşıyoruz. Öç alarak kimseye bir şey öğretilmez. Dünyada mutlak galibiyet diye bir şey yoktur. Bizim esas gücümüz sözümüzün gücüdür. Medeniyetimizi değerlerimizi tüm dünyaya anlatmalıyız” dedi.

Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Bülent Arı ise, Hocalı’da yaşanan katliamın ve benzeri olayların İslam medeniyetinde yaşanmadığına dikkat çekti. Müslümanların tarih boyunca zulümlere uğradığını söyleyen Bülent Arı, “Müslümanlıkla alakası olmayan İŞİD gibi bir yapıyı kullanarak Müslümanları medeniyetten nasibini almamış insanlar olarak gösteriyorlar, ancak bu doğru değildir. Berlin Duvarı yıkıldıktan sonra Müslümanları düşman ilan ettiler. Baba Bush’un da ifade ettiği gibi hala haçlı seferi görüşüyle hareket ediyorlar. 1993’te Sırpların Bosna’da yaptığı ile Azerbaycan’da yaşananlar aynı oyunun parçalarıdır” dedi.

Türk Dilli Ülkelerle Dostluk ve İşbirliği Derneği Başkanı Eldeniz Salmanov konuşmasında, 26 Şubat 1992’de Hocalı’da yaşanan katliamda ölenlerin resmi rakamların söylediğinin aksine 613’ten çok daha fazla olduğunu ifade etti. Ailesinden pek çok insanı bu katliamda kaybettiğini söyleyen Salmanov yaşanan olayları tüm dünyaya duyurmak için filmler çekilmesi gerektiğini dile getirdi.

Türkiye ve Azerbaycan halklarını Dede Korkut’un torunları olarak tanımlayan Azerbaycan Milletvekili Melahat İbrahimkızı, Türk milleti üzerinde kirli bir siyaset oynanıyor ifadesini kullandı. İdeolojilerin enerji sektörü üzerinden şekillendiği bir yüzyılda Türkiye ve Azerbaycan’ın bu alandaki ortak çalışmalarına dikkat çekmek istediğini ifade eden Melahat İbrahimkızı, bu durumun Avrupa’yı endişelendirdiğini söyledi. İbrahimkızı, “Bugün Türkiye ve Azerbaycan’ın Bakü-Tiflis-Erzurum, Bakü-Tiflis-Kars gibi küresel çapta üne sahip enerji projeleri Avrupa’yı kızdırıyor. Bunu bozmak için senelerce ellerinden geleni yaptılar. Ermenileri de bu planlarında maşa olarak kullandılar. Ancak Azerbaycan ve Türkiye artık oynanan oyunları anlamıştır. Ermeniler büyük güçlerin, Amerika, Fransa ve Rusya’nın enstrümanıdır. Bugün Ermeni devletine güç ve para veren bunlardır. Rusya Karabağ sorunu birkaç Ermeni askerini kullanan Rusya’nın işidir” dedi. Henüz 23 yıl önce yaşanan ve tanıkları yaşayan bir soykırıma bütün dünyanın sessiz kalmasının üzüntü verici olduğunu söyleyen İbrahimkızı, “Bizim mücadelemiz 1.4 milyon nüfuslu Ermenistan’la değildir. Ancak Ermeniler 1915’te yaşanan sözde olayları tüm dünyanın aklına bir soykırım olarak kazımaya çalışıyor. Bundan sadece 20 yıl önce yaşanan Hocalı katliamının ise bütün kanıtları ortada duruyor ama kimse konuşmuyor” dedi.