Engelliler ve Dini-Manevi Bakım Sempozyumu


Engelli vatandaşların sosyal ve manevi hayattaki sorunlarının konuşulduğu Engelliler ve Dini-Manevi Bakım Sempozyumu’na yurt içinden ve yurt dışından birçok bilim adamı katıldı. Katılımcılar sempozyumda din olgusunun ve manevi değerlerin engelli vatandaşların bakımındaki rolü ile dezavantajlı gruplara manevi rehberlik, sosyolojik ve antropolojik beklentiler gibi konular tartıştı.

Sempozyumda “Dezavantajlı Gruplara Manevi Rehberlik” konusunu ele alan Dekanımız Prof. Dr. Kadir Canatan, konuşmasına manevi rehberliğin tanımıyla başladı. Manevi rehberliğin mesleki bir disiplin olduğunu ifade eden Canatan, manevi rehberlerin de tıpkı sağlık alanında görev yapan diğer meslek sahipleri doktorlar, hemşireler, hastabakıcılar,  gibi belirli bir eğitimi ve görev tanımı olduğunu söyledi. Manevi rehberlerin görev ve sorumluluklarının üç kategoride toplandığını söyleyen Canatan, “Manevi Rehber ilk önce müşteri ve yakınları karşısında sorumludur. İkinci olarak çalıştığı kurum karşısında görevleri vardır. Üçüncü ve son olarak da kendi mesleğine karşı sorumlulukları bulunmaktadır. Manevi rehberlik sadece bir dinî hizmet değildir, ama ondan da bağımsız olarak görülemez. Manevi rehberlik, din hizmetinden daha fazla bir şeydir. Teşhis kabiliyeti, iletişim, refakat, işi örgütleme gibi yetenekleri gerektiren ve neticede müşterinin anlam dünyasını tamir etmeye veya yeniden inşa etmeye yönelik bir sürecin baş sorumlusudur” dedi.