Ortaöğretimden Yükseköğretime Sorunlar ve Çözüm Önerileri Paneli Gerçekleşti


ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, İstanbul Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız ve MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emin Karip’in konuşmacı olarak katıldığı panelde, Türkiye’nin ortaöğretim ve yükseköğretim sistemleri masaya yatırıldı. 

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nin düzenlediği, “Ortaöğretimden Yükseköğretime Sorunlar ve Çözüm Önerileri” konulu panel yoğun ilgi çekti. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, İstanbul Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız ve MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emin Karip’in konuşmacı olarak katıldığı panelde iki oturum olarak düzenlendi. Panelin diğer konuşmacıları; Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Yıldız, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özkan ve Sosyolog Tolga Mar oldu.

Panelin açılış konuşmasını yapan İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Ömer İnan, “Bugün, ortaöğretimden yükseköğretime geçişte ortaya çıkan problemler ve bunların çözümü hakkında konuşacağız. Öğrencilerimiz üniversiteye girdikleri anda hedeflerine ulaştıklarınız zannediyorlar. Çünkü kendilerine hedef olarak üniversiteyi kazanmayı koyuyorlar. Bu yarışı kısaltmakta fayda var. Ortaöğretimle, yükseköğretime sınavı arasında bir paralellik olmalı. Dershanelerin yukarıdan bir müdahaleyle kapatılması yerine, ihtiyaç kalmadığı için kapatılması gerekiyor” dedi.

Karip, “Yaklaşık 40 yıl müfredata dokunmadık, 2005’den bu yana dünyayı yakalamaya çalışıyoruz”
Panelin ilk konuşmacısı olan Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emin Karip, üniversite giriş sınavları ile milli eğitim müfredatı arasındaki bağlantının önemine dikkat çekti. Üniversite sınav sistemiyle ilgili pek çok kişinin haksız eleştirilerde bulunduğunu söyleyen Karip, “Önemli olan sınav müfredatının milli eğitim müfredatıyla uyumlu olması. Biz bunu her sınav sonunda ölçümlüyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ile üniversitelere giriş sınavını hazırlayan ÖSYM arasındaki ilişkinin güçlü olması, bu kurumların birlikte çalışması çok önemli” dedi. Üniversite giriş sınavı sorularının çok zor olduğuyla ilgili eleştirilere de cevap veren Karip, “Çok dar bir alanda öğrencileri sıralamaya çalışıyoruz. Zor soruların olmasının sebebi budur. Sorular lise müfredatı dışında olmamasına rağmen, birden çok kavram ve kazanımı içerdikleri için zor oluyorlar. Öğrencilerin bir soruyu çözebilmesi için birden çok kavramı çok iyi şekilde bilmesi gerekiyor” dedi. Dokuzuncu sınıftan başlayarak değişen öğretim programları hakkında da bilgi veren Karip,  “2016-2017 de mezun olacak öğrenciler için ÖSYM ile birlikte özel olarak hazırlanmak durumundayız. Şuana kadar öğrenciler 9. sınıfa geldiklerinde, derslerin ağırlığından dolayı duvara çarpmış gibi oluyorlardı. Artık 9 ve 10. sınıflarda temel düzey yoğunluğu daha az olacak. 11 ve 12 de ise ileri düzeyde eğitim alacaklar. Yaklaşık 40 yıl müfredata dokunmadık, 2005’den bu yana dünyayı yakalamaya çalışıyoruz” dedi.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız, konuşmasında, ortaöğretimdeki öğrencilerin yükseköğretimden beklentilerine değindi. İl Milli Eğitim Müdürlüğünce, liselerde yaptıkları anketlerden ve bunların sonuçlarından bahseden Yıldız; “Okullarımız arasındaki kalite farkını ortadan kaldırmalıyız. En iyi okul evinize en yakın okuldur fikrini oturtmamız gerekiyor. Temel görevimiz müfredatı ne kadar verebildiğimizi ölçmemiz gerekiyor. Yıl sonunda ölçümlemelerimizi yapmamız gerekiyor. Ama bu ölçümlemeyi öyle bir zamanda yapmalıyız ki, çocuğun sınavı herhangi bir sebepten kötü geçtiyse bunu telafi edebilsin. Ona gerekli zamanı ve imkânı sağlamamız gerekiyor” dedi.

“1 Milyon 800 bin öğrenci sınava giriyor, bu bir sorun değil fırsattır”
Panelin son konuşmacısı olan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir ÖSYM’nin çalışma ilkelerinden bahsettiği konuşmasında şu konulara değindi; “Bir milyon sekiz yüz bin öğrencimiz üniversiteye girmek istiyorsa bunu bir sorun değil fırsat olarak görmemiz gerekiyor. Bunu nasıl kullanabiliriz, nasıl bir güce dönüştürebiliriz, buna bakmamız gerekiyor”.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir “Sene içinde birden çok seferde YGS yapacağız”
Sınav sisteminde çok sık yapılan değişikliklerin kamuoyunda huzursuzluk yarattığının farkında olduklarını söyleyen Demir; “Çoklu sınav sistemi üzerinde çalışıyoruz. YGS sınavı tek seferde yapılınca öğrenciler üzerinde büyük baskı oluşuyor. Biz YGS sınavını birden çok seferde yaparak bu baskıyı azaltmak istiyoruz. 2011’den bu yana ÖSYM ile Milli Eğitim Bakanlığı arasındaki ilişki çok güçlü durumda ve böylece bu yıllarda yapılan sınavların soruları lise müfredatına uygun hale geldi. Önümüzdeki yıllarda eğitim sistemimizde davranış ve yetenekleri geliştirilmesi konusuna odaklanacağız. Test teknikleri öğrenciyi ezberciliğe yöneltiyor. Bunu önlemek amacıyla da müfredata uygun olmak koşuluyla öğrencilere açık uçlu sorular soracağız” dedi.