Teknoloji Transfer Merkezi

Teknoloji Transferi Nedir?

Günümüzde firmalarası-her- türlü- ticari- anlaşmayı kapsayan ve know-how transferi ile eşanlamlı olarak kullanılan teknoloji transferi tabiri, konu üniversiteler olduğunda aslında son derece spesifik bir hizmeti tarif ediyor: Üniversitelerde Teknoloji Transferi, bilimsel araştırmalar neticesinde ortaya çıkan buluş ve yenilikçi ürünlerin ticarileşme sürecini baştan sona kapsayan destek hizmetleri bütünüdür.

Bu süreç temelde şu aşamalardan oluşur:

Buluşun/ Yenilikci ürünün tespiti ve degerlendirmesi - ( Diagnostics & Evaluation)

Buluşun / ürünün koruma altına alınması (Protection)

Buluş sahibi ile ticarileşme planı yapılması (Commercialization Strategy)

Ticarileşme : Spin off firma, lisanslama, tümüyle devir (Commercialization)

Gelir Paylaşımı : Universite, buluş sahibi,aracı kurumlar (Revenue Sharing)

Teknoloji Transfer Ofislerinin Amaçları Nedir?

Akademisyenlerin bilimsel çalışmalarının, ihtiyaç duyulan sektörlerin hizmetine sunulması

Akademik Bilginin , sadece "bilimsel yayın" ile kısıtlı kalmaması, "ticari değer" kazanması

Ortaya çıkan "ticari değer"in endüstriye sunulması ile ortaya çıkan ticari kazanç ile üniversiteye araştırmaların devamı için kaynak sağlanması

Akademisyenlerin , ortaya çıkardıkları ürün sayesinde hak ettikleri finansal tatmine ulaşmaları

Akademisyenlerimizden isteyenlerin , "spin-off" lar kurarak birer girişimci olmaları

Sanayinin, ihtiyaç duyduğu bilimsel çalışmaları yurtdışından değil kendi üniversitelerimiz aracılığı ile karşılaması

Fikri Mülkiyet Haklarının korunması için destekler sayesinde Patent Sayısın artması ve Buluş İfşa vakalarının azaltılması

Başarılı bir Teknoloji Transfer Ofisi sayesinde Akademisyenlerin İZÜ' yü tercih etmelerini teşvik etmek

Akademisyenliği tercih etmek isteyen öğrencilere daha geniş ufuklu bir gelecek çizebilmek, beyin göçünü geri çevirmek.

Neden Teknoloji Transfer Ofisi?

Akademik Teknoloji Transfer ofisleri aracılığı ile üniversitelerden endustriye lisanslanmış ürünler hem ekonomiye hem de ulusal işgücüne olumlu katkılar sağlamakta. Daha da önemlisi üniversitelerdeki bilgi birikimi ve altyapı imkanları olmasaydı geliştirilemeyecek bir cok ürün bugün kanser tedavilerinden, hızlı modemlere; çevreye duyarlı metal işlemeden, uzun ömürlü kokteyl domateslerine kadar binlerce alanda hem üreticilerin hem de tüketicilerin hizmetine sunulmuş durumda. Fakat çoğu zaman Akademik bilginin sanayi ile buluşması kendiliğinden gerçekleşemiyor. Bunun sebepleri tüm dünyada benzer şekilde ifade ediliyor:

Akademisyenlerin önceliklerinin farklı olması

Performans kriterleri kanalı ile daha cok Bilimsel yayına verilen önem Patent başvurularının ikinci plana itilmesi Girişimci bir bakış açısının ve Finansal beklentilerin olmaması

Sanayinin, ihtiyacı olan Ar-Geyi nerede bulabilecegini bilememesi bu yüzden buluşların ürüne dönüşmesindeki son aşamanın uzun sürmesi

Patent sürecinin uzun soluklu ve masraflı bir süreç olması nedeniyle cesaret kırıcı olması