Rektörümüzden Mezunlara Tavsiyeler


Sayın Mütevelli Heyeti Başkanım, Sayın Mütevelli Heyeti Başkan Vekillerimiz, Sayın Mütevelli Heyet Üyelerimiz, Sayın Belediye Başkanlarım, Değerli Hocalarım-Mesai Arkadaşlarım, Değerli Mezun Arkadaşlarım, Anne Babalar, Kıymetli Basın Mensupları, Değerli Misafirler!

Hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nin 4. Mezuniyet Programına Hoş geldiniz Şeref verdiniz!

Pek Muhterem Misafirler!

Zor konuşmalardandır mezuniyet konuşmaları... Çünkü 4-5 yıl boyunca emek verdiğiniz öğrencilerinizin, meşhur tabir ile artık ‘yuvadan uçma’ vakitleri gelmiştir. Kendilerini bekleyen hayat denizinde yüzmeye başlayacaklardır artık.

Dolayısıyla şahsım ve değerli hocalarımız, tıpkı bir ebeveynin evlatlarını daha ulvi bir gaye için evlerinden bir süreliğine gurbete göndermeleri gibi bir hissiyat içindeyiz.

Biraz buruk ama bir o kadar da onurlu ve mutluyuz…

Buruk olmamızın nedeni, şu iflah olmaz veda duygusudur. Kalbimizde bunun hüznünü yaşamaktayız. Mutluluğumuzun nedeni ise yetiştiğini, başardığını, ipi göğüslediğini, olgunlaştığını ve kendilerine tevdi edilecek emaneti teslim almaya hazır hale gelmiş öğrencilerinizi böyle bir vesile ile huzurda görmektir. Evet, eserlerine imrenen iki sınıf: Anne babalar ve hocalar yetiştirdikleri eserleri hep daha iyi yerlerde görmek isterler ve daha iyi bir yerde olmalarından ancak onur duyar ve şükrederler...

Bu gençlerimizin İZÜ Misyon ve Vizyonu ve bunun ardındaki muazzam irade olan İYV’nin açtığı yoldan ilerlediğini müşahede etmek mutlulukların en büyüğü bizim için. Bugünleri gösteren Yüce Mevla’ya 750 mezun verme bahtiyarlığını yaşattığı için hamd ediyoruz.

Değerli Kardeşlerim,

Nitelikli insana yatırım en önemli yatırımdır. Şüphesiz en büyük eser ve değer sizsiniz. İnancım odur ki bundan böyle İZÜ’ den 3 dille “iyi yetişmiş gençler”e bundan sonra ülkemizin, medeniyet coğrafyamızın ve dünyanın daha farklı bir ihtiyacı olacaktır. Sizleri artık çok daha büyük sorumluluklar bekliyor...

Sizlerle birlikte burada İZÜ’nün bu tarihi kampüsünde birçok yeni eserinin ortaya çıkmasını burada bulunduğunuz 4-5 yıllık döneminde beraber tanıklık ettiniz. Birçok yeni eser yanında hemen yanı başımızda bulunan İstanbul’un en büyük kütüphanesi’ni kampüsümüze kazandırmanın ve bu yıl ilk kez mezuniyet programımızı düzenlediğimiz sportif alanları ve stadyumumuzu da öğrencilerimizin istifadesine sunmanın mutluluğunu yaşamaktayız. Başta Sn. Cumhurbaşkanımız olmak üzere emeği geçen herkese, Vakfımız ve Üniversitemizin Tüm Mütevelli Heyet Üyelerine, Valimize, Belediye Başkanlarımıza ve tüm ekiplerine, hayırseverlere hepsine ayrı ayrı en içten teşekkürü borç biliyorum.

Muhterem Hazirun!

Bundan 70 yıl önce bir ideal için İlim Yayma İradesi önce Cemiyet sonra Vakıf olarak bu coğrafyada ortaya çıktı. Zor günlerdi o günler.

İşte bu zor dünyanın buzlarını çözmek için 1950’lerden itibaren eğitim hayatına yeni bir soluk getiren İlim Yayma Camiası eğitime odaklanarak, orta öğrenimin ardından yükseköğrenim ve lisansüstü eğitimde de kendi misyonunu ifa eden çalışmalarını meydana getirmiştir.  

Biraz daha geriye gittiğimizde de bu mekanda yine ülkemizin kalkınması için önemli bir misyon ifa eden “Maarif Davamızda” ve mühendisliğin kendi dönemine göre önemli adımlarından biri olan Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi’nin enerjisi ile bütünleşen İZÜ yüzyılı aşan bir mirasa yaslanan yeni misyon ve vizyonuyla uyumlu bir biçimde gerçekleştirdiği atılımlarla sadece ülkemizin değil bölgemizin de kısa zamanda yüksek öğretimde parlayan bir yıldızı olmaya doğru gidişine hep birlikte tanıklık ettik-ediyoruz hamd olsun.

Öğrenciler, hocalar ve tüm çalışanlarımızla birlikte her sabah kampüsten içeri girdiğimizde öncelikle medeniyetler şehri İstanbul’un Fatih’inin terbiyesinde yetişen II Beyazıt (Veli), Osmanlı Devleti’ni en zor zamanlarda 33 yıl yönetmiş Sultan Abdülhamid-i Sani, mücadele adamı ve İslam İstiklal Şairi Mehmet Akif merhum, Ziya Gökalp, bugün içtiğimiz çayın ülkemizde yetiştirilmesini sağlayan Zihni Derin gibi öncülerden de feyz alarak çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz.

Ve tabi ki hocaların hocası merhum Sabahattin Zaim hocamızın manevi şahsiyetleriyle bütünleştiğimizi hissediyoruz. Ne kadar hamd etsek azdır. Rabbim yüklendiğimiz sorumluluklarımızı hakkıyla yerine getiren ve şükrünü gereği gibi eda edebilenlerden eylesin.

Bu şahıslar zahiren aramızda değil, fakat öyle bir miras bıraktılar ki, Yunus Emre’nin ifadesiyle ‘her dem yeniden doğuyorlar’. Her mezun arkadaşım bu isimlerin hayata bıraktıklarını takip etse, o vizyon ve mücadele azmini transfer edebilse yaşamı boyunca hiç pusulasız kalmaz. Yeter ki, içindeki o biricik ve özel cevherle onların gaye ve çalışkanlıklarını buluşturabilsin!

Değerli Arkadaşlarım,

Üniversitemizde size özenle hazırlanan müfredat ve programlardaki eğitiminiz boyunca bu öncü şahsiyetlerin izini süren önemli hocalarımızdan ilham aldınız. Hepsine verdikleri emekler için huzurunuzda teşekkür ediyorum.

Yarın sizin için yeni bir gün başlıyor. Bugün sizi bir misyonla uğurlayacağız. İçinize bu misyonun tohumunu ektiğimize inanıyoruz. Yukarıda ismini saydığım önemli şahısların her birinde bu tohum mevcut idi. Onlar o tohumu büyüttü, yeşertti ve meyve verecek hale getirdiler. Halihazıra sizleri yetiştiren hocalarınız bu halet içinde vazife yapmaktadır.

Her yıl birçok kurumda mezuniyet konuşmaları yapılır, birçoğunda benzer şeyler söylenir. Hepsi kıymetli sözlerdir. Şu noktanın önemini tekrar vurgulamakta yarar vardır: ‘Başarılı insanların önemi, büyük işler yapmasından değil, bir ekip olarak küçük küçük işleri bir araya getirerek büyük eseri meydana getirmesinde gizlidir”. Dolayısıyla bugün ve bundan sonra en önemli ihtiyacımız hayatımız boyunca samimiyetle gayret göstermek ve sabırdır.

Unutmayınız: kader, gayrete aşıktır.

Sevgili Mezun Arkadaşlarım,

Buradan elde ettiğiniz bilgi üretme formasyonu ve birikimle bundan sonra hikmetin izini süren akılla olaylar arasında bağlantı kuracak ve geleceğin inşasında önemli bir rol oynayacağınız inancındayım. Bilgi ve Proje Üreten zihinler olmanız için size gerekli olan bilgiler verildi ve aletlerin isimleri de dâhil ilimleri sizlere öğretildiğini düşünüyorum. En önemlisi bilgiye ulaşmanın usul ve yöntemlerini öğrendiniz. Bundan gerisi sizin hünerinize bakar.

Medeniyetimizin öncülerinin en önemli özelliği “bir mesleği en iyi şekilde icra eden” ve elinin emeği ile geçinenler olmasıdır. Elinin emeği ile geçinen ve “El Kârda Gönül Yârda” olan bir anlayıştır izini sürdüğümüz medeniyetimiz. Mutlaka bir mesleğin “iyi bir şekilde icra edilmesi ve Allah’a hakkıyla kul olma bilinciyle her daim “hayatın ve ölümün içinizde hanginiz yaptığı işi en iyi şekilde yapacak” şuuruyla hareket etmek önemli önceliğimiz olmalıdır.

Geleceğimizin Güvencesi Sevgili Genç Kardeşlerim,

Konuşmama son vermeden önce aramızdaki hukuktan aldığım cesaretle sizlere 5 maddede bazı hatırlatmalar yapmak istiyorum. Gönül isterdi ki Ömer Seyfettin’in üç nasihati gibi bir sürecin sonunda bunları aktarabilelim. Lakin 4-5 yıldır burada olduğunuz için her yıla bir nasihat düşecek şekilde de anlaşılabilir…

1-    Artık iş hayatına atılacaksınız. İş hayatınızda kazancınızı nerede ve nasıl kazandığımıza, yani helal lokma olmasına dikkat etmeli ve para kazanayım da nasıl olursa olsun diye meseleye yaklaşmamalıyız. Unutmayınız ki, Yaradan Rezzak-ı Alemdir ve “İnsan için bu dünyada ancak çalıştığının karşılığı vardır”. Şükrederseniz her zaman nimet artırılır. Nankörlük ederseniz hesabın ve azabın ağır olacağı bildirilmiştir. Bireysel ve iş hayatınızda borçlanmamaya özen gösterin ve her zaman ayağınızı yorganınıza göre uzatın. Anne ve babanıza saygı ve hürmetsizlikten sakının. İş ve eş konusu başta olmak üzere fikir ayrılıklarına düşseniz bile onları ihmal etmeyin ve mutlaka fikirlerini dikkate alınız. Bu vesileyle tüm velilerimize saygılarımı sunuyor, hayatta olmayan tüm velilerimize de Allah’tan rahmet diliyorum. 

2-    Bu günden itibaren her zaman - her yerde “klas bir duruşunuz ve asil bir tavrınız” olsun. Aldığınız lisans eğitimi ve İZÜ den edindiğiniz kültür sizin için bir fenerdir, o fenerle nereye gideceğinize siz karar vereceksiniz.Şayet daha ilerlemek istiyorsanız bilgi beceri ve daha da önemlisi cesaret ve riske ihtiyaç duyacaksınız. Riskin bizdeki karşılığı…’ göze almak, tehlikeye atlamak’ anlamına gelir. Risk, ‘rızk’ aynı anlamlara sahiptir. Avrupalı deniz sigortacıları bu kelimeyi Arapça ‘rızk’ kelimesinden almışlardır. Dolayısıyla gerektiğinde risk almaktan çekinmeyiniz. Unutmayınız ki Allah daima iyilere ve onun yolunda olanlara yollarını açar.

3-    Her zaman mutedil ve adil yolun izini sürmeliyiz. Sürekli hızlı, sürekli yavaş olmak tehlikedir. Nerede hızlı nerede yavaş davranmanız gerektiğini bilginiz, tecrübeniz çevreniz size gösterecektir. Dünyayı takip ederken itidal ve adalet üzere davranın. Ehil insanlarla istişare eden yanılmaz. Daima insanlığın iyiliği için mesai harcayın. Bu yol üzere girişimcilikten ve yeni icat çıkarmaktan da sakın ha geri durmayın. 

4-    Birlikte vakit geçirdiğimiz ve yol yürüyeceğimiz insanlara dikkat etmeliyiz! İnsan için şu dünyadaki en önemli nimet “gerçek dost” ve “samimi yoldaş” tır. Sizi ilim, irfan ve hikmete ulaştıracak ve ahlaken yetiştirecek insanlarla yakın ve dost olmaya ayrı bir önem veriniz. Bilgi sizin yitik malınızdır. Küreselleşen dünyada işiniz iletişim ve ulaşım bakımından daha kolay rekabet açısından zor olacak. Çalışkan ve dürüstlüğü rehber edindiğinizde işlerinizi yoluna koyan bir irade ve ayrıntılardaki yardımları görebileceksiniz. Yeter ki, gayret içinde olun. Tembellikten, miskinlikten, korkaklıktan, cimrilikten uzak durun.

5-    Her zaman tatlı dilli ve geniş gönüllü olunuz. Karamsarlığın ve ümitsizliğin karakterinizi aşındıran bir tehlike olduğunu unutmayınız. Rivayet edilir ki, Lokman Hekim’e kesilmiş bir koyun getirirler. Ve bunun hoş yerinin neresi olduğunu sorarlar. Lokman Hekim, kalbi ile dilini gösterir.  Bir süre sonra en nahoş yani hoş olmayan kötü yerinin neresi olduğunu sorarlar: Lokman Hekim bu sefer de dil ve kalbini gösterir. Kendisine bunun nedeni sorulduğunda, ‘Bu ikisi hoş olduğunda en güzel iki şey olurlar. Ama nahoş olduklarında da en çirkin iki şey haline gelirler’ diye cevap verir. İşte böyle değerli arkadaşlarım, dil ve kalbiniz hem gücünüz hem de engeliniz olacak. Onu ne kadar bilgi ve erdemle doldurursanız o kadar huzurlu ve başarılı olacaksınız. 

Evet Sevgili Gençler!

Bazılarınızın şu tarz serzenişleri kulağımıza geldi. Üniversite tam biz mezun olurken çok iyi bir noktaya geldi. Evet bir yönüyle haklısınız. Ama biliniz ki bu şartlar Allah’ın izniyle her yıl gittikçe daha da gelişecektir. Çünkü iddiası büyük olan Büyük Ülkelerin “Büyük Üniversitelere” ihtiyacı var. Bu üniversite de bu büyüklerden biri olmaya adaydır. Çalışanından Mütevelli Heyetine kadar tüm İzü ailesi olarak çalışmaya, üretmeye ve gelişmeye devam diyoruz... Uluslararası işbirliklerimiz başta olmak üzere güçlü bir araştırma altyapısına kavuşan İZÜ’ nün Lisans Üstü dâhil her türlü projeleriniz için size her zaman açık olduğunu belirtmek isterim. Ve bundan sonra daima katkılarınıza ihtiyaç duyduğumuzu bilmenizi isterim. Evet diyoruz ki bu bir veda konuşması değil, her alanda medeniyet değerlerimize göre geleceği birlikte inşa etmek üzere yeniden Vira Bismillah diyoruz.

Sözlerimi tamamlarken İZÜ’nün bu noktaya gelmesinde başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, İYV Kurucuları, Vakfımız ve Üniversitemizin Mütevelli Heyet Üyeleri, Valiliğimiz, Büyükşehir ve Küçükçekmece Belediye Başkanlarımız, Hocalarımız ve Paydaşlarımıza teşekkür ediyor, bu anlamlı güne katılarak bizleri sevindiren Kıymetli Haziruna hürmetlerimi sunuyorum. Sağ olun Var olun Allaha emanet olun!

Prof. Dr. Mehmet BULUT
Rektör